Haber
Görüş - İzlenim
Amerika'da Ermeni tasarısı | Amerika'da Ermeni tasarısı |
|
SİYASİ şartlar Ermeni diasporasının lehine! Eskiden Amerikan yönetimleri ağırlıklarını koyuyorlar, tasarıyı kabul etmenin Amerikan çıkarlarına zarar vereceğine senatörleri ve temsilcileri inandırıyorlardı.
O zamanki Amerikan yönetimlerinin güçlü olması ve Türkiye'yi de "sadık müttefik" görmeleri bunda önemli rol oynuyordu. Şimdi ise... # Bush yönetimi hem Temsilciler Meclisi'nde hem Senato'da azınlığa düştüğü gibi, Irak'taki vahim hataları yüzünden itibarını, etkileme gücünü kaybetmiş bir yönetimdir. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin Gül'e randevu vermemekle sergilediği kabalık, yönetimin etki gücünü kaybettiğinin de bir göstergesidir. # 1 Mart tezkeresinin geçmemiş olmasının bıraktığı izler de Ermeni lobileri tarafından iyi kullanılmıştır. İşin siyasi yönü böyle. Entellektüel yönü daha zor. Öteden beri Ermeni lobilerine angaje olduğu için veya insani bir görev sanısıyla tasarıya destek veren Amerikalıları, "Hayır, öyle değil, şöyleydi" diye ikna edebilir miyiz? Bunun için yıllardan beri çok geciktiğimiz ortada. Temsilciler Meclisi'ne sunulan tasarıda, olayların "soykırım" olduğunu kanıtladığı ileri sürülen hususlar 30 paragraf halinde kaleme alınmış: Savaştan sonra Osmanlı hükümetinin de soykırımı kabul edip bazı sanıkları yargılayarak mahkûm ettiği... Amerikan arşivlerinin falanca numaralarında kayıtlı belgelerin soykırımı doğruladığı... 1919'da Türkiye gelen Amerikan askeri heyetinin başkanı General Harbord'un raporunda soykırımı doğrulayıcı tespitler bulunduğu falan gibi otuz paragraf. General Harbord Bu General Harbord Sivas'ta Mustafa Kemal'le, Erzurum'da Kazım Karabekir'le de görüşmüştü. Prof. Nurşen Mazıcı Amerikan arşivlerinde Harbord'un raporunu buldu ve "ABD'nin Güney Kafkasya Politikası Olarak Ermenistan Sorunu" adlı kitabında yayımladı. (Pozitif Yayınları, 2005) Raporda Ermenilerin çektiği acılardan bahseder ama anlatılanların "mübalağalı olduğunu", üstelik "Türklerin de çok acı çektiğini" anlatır. Harbord, Türkleri destekleyen makaleler de yazmıştır. Amerikan Kongresi'nin Ermeni mandasını reddetmesinde rolü olmuştur üstelik. Tasarıdaki 30 maddeyi okuyan 'ortalama' bir kişi "Soykırım olmuş" diye düşünür! Bunun tanıklarından birinin General Harbord olduğunu zanneder üstelik! En büyük zarar Şu an yapılabilen tek şey, ABD'ye baskı uygulamaktır. Asıl mücadele entelektüel plandadır. Türkiye yıllar öncesinden başlayarak 'soykırım vardır' diyenlerle ortak akademik ve entelektüel toplantılarda tartışmalıydı. Harbord raporu gibi tek yanlı sunuşları ortaya koymalı, üniversiteler, tarihçiler, aydınlar uluslararası toplantılar düzenleyerek soykırım iddialarını tartışmalıydı, soykırım iddiasını "tartışmalı" hale getirmeliydi. Aksine tartışmayı yasakladık! Propagandayı kendimize yaptık! Dışarıdan bakanlarda "Türk hükümeti tabii reddediyor" izlenimi kökleşti. Şimdi bunu sarsmak için uzun, sıkıntılı bir yolculuğa çıkmalıyız. Şunu da belirteyim: Türkiye'yi soykırım diye sıkıştıranlar en büyük kötülüğü Ermenistan'a yapıyor! Bu kadar rencide ettikleri Türkiye'de hiçbir demokratik hükümet Ermenistan kapısını açamaz! Petrol, doğalgaz, demiryolu, ticaret, yatırım... Sadece Azerbaycan ve Gürcistan'la elbette! Milliyet / Taha Akyol |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|